bozcaada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bozcaada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Şarap Tadım Günleri’nin İptaline Tepki


Bozcaada çok sevdiğimiz, tüm sene 2 günlük bile olsa bir uğrasak diye düşlediğimiz, çok özel bir ada, hele her sene haziranın son haftası yaptıkları şarap festivali benim için çok özel çünkü ilk amatör tadımlarımı bu festivalde yaptım. Bu festivalle bu kadar heveslendim ve başka bilgiler için bir temel oluşturdum. Festivalde tadımların, eğitimlerin ve bağ gezilerinin dışında bir çok yerde canlı müzik gösterileri yapılıyor. Kaliteli müzisyenler sahne alıyor. Şimdi bu yeni yasa ile bu güzel festivalin iptal olduğunu duymak beni ne kadar üzüyor anlatamam. Bu çok eskilerden gelen bir kültür, bu toprakların bir gerçeği ve son yıllarda yabancı turistlerin de bir hayli ilgisini çekiyordu. Yeni yasa, uluslararası olanlar hariç, her türlü tanıtım ve promosyonu yasaklıyor.  Aklım almıyor, önce deniyor ki bu getirdiğimiz kısıtlamalar yurt dışında da var, yurt dışında nerede böylesi bir festival iptal ediliyor? Nasıl bu üreticiler ayakta duracaklar? Bu festival kusana kadar şarap içme yeri değil ama böyle görüldüğü sürece kime ne anlatabiliriz?


 

Bozcaada Şarap Tadım Günleri’nin iptal edilmesi ulusal basında da büyük yankı uyandırdı.
Yurt Gazetesi’nden Haluk Şahin'in yazısını aynen paylaşıyorum ben de;


 
“Bozcaada Şarap Tadım Günleri’nin iptal edilmesi epey gürültü kopardı. Biraz adanın muhtarı sayıldığımdan olacak, pek çok kişi bana başvurdu, bilgi almak istedi. Bunun son geçirilen alkol yasasıyla bağlantı olup olup olmadığını sordular, zücaciye dükkanında hora tepen file benzeyen yasakçı kafayı kınadılar, “Bu, hayat tarzına müdahale değil mi? Üç bin yıllık bağcılık şarapçılık geleneği olan bir turizm incisine bu yapılır mı!” türünden şeyler söylediler…


Çoğu kez haklıydılar. Ben de onlara bildiklerimi anlattım: “Şarap tadım günleri” yeni yasa tarafından doğrudan iptal edilmiş değil, zaten yeni yasanın tam yürürlüğe girmesi için bazı adımların atılması bekleniyormuş. Ancak yeni yasa, uluslararası olanlar hariç, her türlü tanıtım ve promosyonu yasaklıyor. Ağır cezalar, yaptırımlar koyuyor. Düşünebiliyor musunuz, yıl boyu uğraşıyor didiniyor, bölgenin en güzel şaraplarını üretiyorsunuz ama “Benim şarabım güzel!” diyemiyorsunuz!


Bu ortamda siz olsanız ne yaparsınız? Hükümetin şarap sektörüne olumsuz bakışından zaten bizar olan şarap üreticileri ağır cezalara çarptırılmaktansa riziko almamayı uygun görmüşler. Kaymakamlık ve Belediye acele tarafından bir çare üretmeye çalışmış ama şimdilik başaramamış.


Yani, her yıl biraz daha renklenen, adaya turist çeken bir Ege şenliği bu yıl için takvimden silinmiş.


Çok ayıp, çok yazık ve ada açısından çok vahim!


***


Neden mi? Birkaç ay önce çıkan “Poyrazaltı: Bozcaada Değişirken” adlı yeni kitabımdan bir alıntıyla açıklayayım:


“Eğer Bozcaada İstanbul’dan uzanıp tüm dokunduğu yerleri betonlaştıran ve çirkinleştiren yazlık turizmi canavarından canını kurtaracaksa, bu, adanın bağcılığı ve şarapçılığı sayesinde olacaktır.


Yoksa, Kumburgaz’ın, Silivri’nin, Marmara Ereğlisi’nin, Akçay’ın, Didim’in vb. vb. başına gelen felaket bu güzelim adanın da başına gelecek, dünyanın en özel elmas parçalarından birisi işportalık incik boncuğa dönüşecektir.


Alametlerin belirdiğini de söyleyebilirim.


Ama Bozcaada’nın hâlâ bir şansı var. Belki de son şansı!

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Tadım Günleri

Bu sene ilk tadımıma katıldım Bozcaada'da
Tamamen kitap üzerinde bilirken aromaları,
İlk defa bu kadar çoğunu bir arada buldum
Tek tek tattım adadaki şarapları elimden geldiğince.
Önce Vasilaki, sonra Çavuş beyazlardan,
Ve Kuntra ile Karalahana kırmızılardan
Çünkü bunlar adaya ait lezzetler...
Meyvemsi lezzette hoş şaraplardı.
Sonra Merlot tattım, kadife gibi...
Yumuşacıktı,
Nasıl daha önce tanışmadık, şaşırdım.
Talay'ın da Merlot'su güzeldi ama Çamlıbağınki sanki daha güzeldi.
Daha pek çok şarap tattım,
Cabarnet Sauvignon, çeşit çeşit kupajlar,
Beyaz şarap çok sevmem ama bir Sauvignon Blanc vardı,
Baharatlı bitki tatları,çiçek kokuları  içinde
Olgun...
Ve tabi altın vuruş Çamlıbağ likör şarabıydı, harikaydı
Yıllandırıldığı meşe fıçının izleri üzerinde, güçlendirilmiş, hafif tatlı...
Her tadın, her notanın içinde kayboldum.
Karşımda Polente feneri,
Altımda alabildiğince bir deniz,
Yanımda dostlar,
Böyle bir lezzet daha güzel sunulamazdı herhalde.
Bizi bu lezzetle tanıştıran denizkızının da hakkını vermek lazım.
Herşey için teşekkürler,
Şu anda içtiğim şarabım* da onun şerefine olsun,
Bir de daha nice öğrenilecek tatlara...


*tenedos-Talay (Cabarnet Sauvignon-Kuntra 2007)
7. Bozcaada Şarap Tadım günleri 23-26 Haziran 2011





Bu Blogda Ara da Bul :)

Her hakkı saklıdır!!!

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği bu blogdaki eserlerin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın blogundan link vermeden kullanmak suçtur.