16 Ekim 2011 Pazar
fazla
Hayat benim gibiler için fazla yırtıcı,
Sadece kendi kendimle kalabilseydim,
Kalbimi özgür bırakabilseydim eğer,
Bilmiyorum ki daha sakin kalır mıydım?
Bu koşuşturmaca,
Bu bencillikler azalır mıydı?
Kendimi senden özgür bıraksam,
Aklım daha huzurlu olur muydu?
Küçük prens'in de dediği gibi:
"Eğer insan bir çiçeği seviyorsa ve milyonlarca yıldızın üzerinde bu çiçekten yalnızca bir tanecik varsa, yıldızlara uzaktan bakmak bile bu insanı mutlu etmeye yeter. Çünkü insan kendi kendine 'işte benim çiçeğim oralarda bir yerde' diyebilir."
12 Ekim 2011 Çarşamba
Eski zamanlara saygı
Dün seni aramak istedim
Neler yapıyorsun, hayatın nasıl, ordan burdan konuşmak istedim.
Ne de olsa biz arkadaştık,
Hayat ne kadar garip,
Bir ömrü paylaşmayı düşünecek kadar yakınken, birer yabancı olmak.
Hiç haberleşememek.
Söz vermiştim arayacağıma
Ama aramadım, arayamadım.
Çünkü boş yere ümit etmeye devam etmeni istemedim.
Biz çok yanlışmışız artık daha da net görüyorum.
Ama bizler iyi insanlarız, medeniyiz...
Halden anlarız.
Hem artık evlenmişsin,
Yani artık aramızdaki gerginlik de aşılmış olmalı...
Ama yine de uygun değil diyor içimden bir ses.
Boşver diyor...
Ama bil sen benim iyi bir arkadaşımdın.
Zor dönemlerimde beni korudun,
Bana güzel hayaller verdin.
Minnettarım sana.
Benden nefret etme lütfen.
Ve çok mutlu ol yeni hayatında.
Neler yapıyorsun, hayatın nasıl, ordan burdan konuşmak istedim.
Ne de olsa biz arkadaştık,
Hayat ne kadar garip,
Bir ömrü paylaşmayı düşünecek kadar yakınken, birer yabancı olmak.
Hiç haberleşememek.
Söz vermiştim arayacağıma
Ama aramadım, arayamadım.
Çünkü boş yere ümit etmeye devam etmeni istemedim.
Biz çok yanlışmışız artık daha da net görüyorum.
Ama bizler iyi insanlarız, medeniyiz...
Halden anlarız.
Hem artık evlenmişsin,
Yani artık aramızdaki gerginlik de aşılmış olmalı...
Ama yine de uygun değil diyor içimden bir ses.
Boşver diyor...
Ama bil sen benim iyi bir arkadaşımdın.
Zor dönemlerimde beni korudun,
Bana güzel hayaller verdin.
Minnettarım sana.
Benden nefret etme lütfen.
Ve çok mutlu ol yeni hayatında.
3 Ekim 2011 Pazartesi
Bir şiirden düşmüş olmalısın
Gece karanlık,
Ay kızıl hilal, iniyor an be an zirvelerden
Birazdan yeryüzü ile bir olacaklar.
Ben uzaklardaki seni düşünüyorum.
Sen günü yaşıyorsun orada,
Aynı aya bile bakamıyoruz.
Sen düşüncelerimle bir oluyorsun,
Her şey oluyorsun.
Teninin kokusu, biraz ıslak toprak ve çim
Sen eski zamanlardan kalmış olmalısın.
Bir doğa parçası, bir parça gök, dalga sesleri
Bir şiirden düşmüş olmalısın*
Bir parça huzur, bir çocuğun gülüşü, bir parça şehvet,
Sen bir filmden çıkmış olmalısın,
Herkes gibi görünerek saklıyorsun gerçek seni,
Neden herkes gibi olmak isteyesin ki?
Biraz ahenk, biraz duygu, biraz hüzün,
Sen bir şarkıdan çıkmış olmalısın.
*İlhan Berk'in bir şiirinden bir deyiş "bir şiirden düşmüş olmalı bunlar, böyle diyordu yoldan geçen biri" diye devam ediyordu... çook severim
Ay kızıl hilal, iniyor an be an zirvelerden
Birazdan yeryüzü ile bir olacaklar.
Ben uzaklardaki seni düşünüyorum.
Sen günü yaşıyorsun orada,
Aynı aya bile bakamıyoruz.
Sen düşüncelerimle bir oluyorsun,
Her şey oluyorsun.
Teninin kokusu, biraz ıslak toprak ve çim
Sen eski zamanlardan kalmış olmalısın.
Bir doğa parçası, bir parça gök, dalga sesleri
Bir şiirden düşmüş olmalısın*
Bir parça huzur, bir çocuğun gülüşü, bir parça şehvet,
Sen bir filmden çıkmış olmalısın,
Herkes gibi görünerek saklıyorsun gerçek seni,
Neden herkes gibi olmak isteyesin ki?
Biraz ahenk, biraz duygu, biraz hüzün,
Sen bir şarkıdan çıkmış olmalısın.
*İlhan Berk'in bir şiirinden bir deyiş "bir şiirden düşmüş olmalı bunlar, böyle diyordu yoldan geçen biri" diye devam ediyordu... çook severim
1 Ekim 2011 Cumartesi
Hayat kadar güzel bir kadın biliyorum
Puslu zamanlardan kalma bir kadın
Hafif lekeli, yer yer ince kırışıklarla cildi
Kusurlarıyla birlikte dimdik, yapılı, güçlü ve güzel.
Toprak gibi, doğa gibi,
Sadece kendisi,
Ne bir eksik, ne bir fazla
Yüzyıllardan sonra bile değişmeden
Sade bir doğal kumaş üzerinde, gümüş el yapımı küpelerinde damlalar ve turkuaz taşlar
Tek bir gümüş yüzük.
Ne sentetik bir renk, ne de kokular üzerinde
Gözlerinde anlayış, bilgelik,
Her bir duruşu antik bir şiir,
Konuşmaları, ses tonu başka zamanları anımsatırken böyle
Yaşın ne önemi var, sen hayat kadar güzelsin bence.
Hafif lekeli, yer yer ince kırışıklarla cildi
Kusurlarıyla birlikte dimdik, yapılı, güçlü ve güzel.
Toprak gibi, doğa gibi,
Sadece kendisi,
Ne bir eksik, ne bir fazla
Yüzyıllardan sonra bile değişmeden
Sade bir doğal kumaş üzerinde, gümüş el yapımı küpelerinde damlalar ve turkuaz taşlar
Tek bir gümüş yüzük.
Ne sentetik bir renk, ne de kokular üzerinde
Gözlerinde anlayış, bilgelik,
Her bir duruşu antik bir şiir,
Konuşmaları, ses tonu başka zamanları anımsatırken böyle
Yaşın ne önemi var, sen hayat kadar güzelsin bence.
30 Eylül 2011 Cuma
Aç gözlerini
Her şeyin başladığı yerde bekliyorum seni
Üzerimde yasemin kokuları
O kadar zamandan sonra,
O kadar telefon konuşması,
Üst üste yığılı hayaller,
Yükselmiş beklentilerle
Diyorum ki,
Belki de sevmezsin beni
İstemezsin sınırlarımı
Bavullarım sığmaz odacıklarına.
Sonra dersin artık basit şeylerden hoşlanıyorum,
Bu karmaşıklıklar,
Bu lekeler,
Bana göre değil, artık değil.
Temiz bir sayfa tek istediğim, el değmemiş.
Bende bazen bunu istiyorum
Çok zor herşeyi olduğu gibi kabullenebilmek,
Ama hadi bana bir iyilik yap
Aç gözlerini.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bu Blogda Ara da Bul :)
Her hakkı saklıdır!!!
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği bu blogdaki eserlerin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın blogundan link vermeden kullanmak suçtur.



