6 Ocak 2013 Pazar

Şarap neden sağlıklıdır?














Artık, gıda takviyesi olarak satılan “resveratrol”ün en önemli doğal kaynağının kırmızı şarap olduğunu bilmeliyiz.. Şarap, pıhtılaşmayı azaltıp kan dolaşımını güçlendiriyor, damarlarımızdaki kan akış hızını yükseltiyor. Kolesterol üzerinde de önemli etkisi var.. HDL olarak bilinen iyi huylu kolesterolü yükselterek, LDL, yani kötü huylu kolesterol düzeyini düşürüyor. Ayrıca, kolesterolü okside ederek damar sertliği oluşmasını da önleyici rol oynuyor. Binlerce yıl önceki kültürlerde şarabın gençlik iksiri kabul edilmesi, artık günümüzde sağlık için önerilen, Akdeniz mutfağının eşlikçisi şarabın sağlıklı ve uzun ömürlü olmanın sırrı olarak kabul edilmesi önemli değil mi? Nitekim, Fransa’da çok şarap tüketen “Bordeaux”lular uzun yaşıyorlar ve Fransa’nın birçok bölgesinden daha az kalp-damar hastalıklarına yakalanıyorlar. Ancak, dozu da aşıyorlar doğrusu.. Bu nedenle Avrupa’nın en önemli Aritmi (Kalp ritim bozukluğu) merkezi de Bordeaux’da.. Ünlü kimyager-filozof Paracelsus demiş ki : “Sola dossis facit venenum” (Her madde zehirdir, hiçbir şey zehir değildir. Yalnız dozunda alınan şeyler zehir olmakatan çıkar”..



Ertan ANLI'nın Tadım Notları adlı köşesinden alıntıdır.









http://tadimnotlari.blogspot.com/2013/01/jw-steak-house-ankarada-farkl-bir-keyif.html

1 Ocak 2013 Salı

Kopyalardan devam... Mükemmel bir yudum

İşte size başka bir tiyo posteri!

 Eğer kendinize göre bir tadım yapmak isterseniz aklınızda bulundurun: Birden fazla şarapla ve karışık bir tadım yapacaksanız beyazdan kırmızıya ilerlemelisiniz, az yoğun olduğu düşünülen şaraptan çok yoğuna ilerlemelisiniz. Eğer bilmiyorsanız üzerinde yoğun baharatlı ya da içimi kolay... vb diye yazar zaten.

Misafirlerinize ikram için herkesin hoşlanacağı bir şeyler arıyorsanız: Tatlılarla ikram edebileceğiniz hafif köpüklü, meyve aromalı bir misket şarabına bence herkes bayılır. Şarap tatlı, yarı-sek veya sek olabilir.Benim tercihim yarı-sek olanıdır (ya da dömi-sek). Bir bayana ikram edecekseniz de yarı-tatlı bir misketi şiddetle öneririm.

Yerli şaraplardan Doluca'nın DLC serisi beni hiç mahçup etmedi. Kırmızılardan bir Pinot noir ve Merlot da beni hep baştan çıkarır.

Nereden başlarsanız başlayın, yine de kendi yolunuzu sizin zevkiniz belirleyecek.

Keyifli tadımlar.

Source; http://www.empcol.edu/blog/perfect-sip-inforgraphic
Thanks to Empire College for this useful poster.

22 Aralık 2012 Cumartesi

İşte bir HASAT hikayesi


Snooth'un görsellerine zaten dayanamıyordum, bu posterlerine bittim. İşte karşınızda bir hasat hikayesi. Orjinal postere linkte verdiğim kaynaktan ulaşabilirsiniz.


Kaynak; http://www.snooth.com/articles/harvest-infographic/


İçeceğiniz şaraba karar veremiyorsanız...

İşte size farklı bir yaklaşım, posterin büyük halini kaynaktan indirebilirsiniz.
 
 







 


Farklı şarap çeşitleri tablosu


Bu kadar çok şarap içinden hangisinin hoşunuza gideceğini nasıl bulabilirsiniz? Bu tablo çok yardımcı olabilir. Posterin üzerine tıklayınca veya kaynak adresten büyük versiyonuna ulaşabilirsiniz.

Kaynak: http://winefolly.com/review/different-types-of-wine/


14 Aralık 2012 Cuma

Benim ev yapımı vişne likörüm

 
 
 
Geçen sene hocam bir komşusunun fermente ettiği vişne şarabından likör yapınca aklımı almıştı. o koku, o lezzet beni benden aldı, bir yudumu kahveye nasıl da bir lezzet katıyor.
Tam kış içeceği.
 
Ben de bu yaz anneannemden yayladaki vişnelerden bir bidona biraz ayırmasını istedim.
Çok kolay sadece sapları ayırıp çekirdeği çıkarmadan atıyorsun.
Üzerine vişnenin 1/4'ü kadar şeker eklemesi gerektiğini söyledim, 5-6 tarçın çubuğu ve biraz da karanfil...
Sonra ağzını kapa bekle.
Bitti, gitti :)
 
Aslında tembelliğimden Eylülden beri bekliyordu beni vişnelerim ama evvelki gün alkol derecesini ölçtüm: 10 derece.
 
Genelde bu kadar şeker ekleyince 9-10 derece alkol oluşuyor. Buna 200 ml kadar likör alkolü biraz da (yarım bardak kadar vardı) ekledik. Bizde vardı, siz bulamazsanız votka veya kanyak da olur.
Henüz servis etmedik, servis sırasında da resim çeker eklerim.
 Müthiş kokuyor!!!
 
 
 
 
ilk foto: http://www.enduroist.com/forum/showthread.php?t=7431 adresinden alınmıştır.

7 Aralık 2012 Cuma

Ev buldumm


Uzun zamandır Bordo'da ev arıyorum. Yurtlar kabul etmiyor, yer yok. Evler çok pahalı. Vize alamıyorum derken bugün sonunda ev buldum :)) Appartager diye bir site aracılığıyla. Çok faydalı bir site eğer Fransa'da bir oda arıyorsanız.

Fransızlar bizim gibi değil. Benim yüzleştiklerim, vize servisi dahil, pek arkadaş canlısı değildi. Umarım bu genel bir tutum değildir. Git gide  kendi ülkemin, insanlarımın aslında nasıl iyi olduğunu anlıyorum. Benim memleketim gibisi yok.
Keşke kendi ülkemizde daha iyi çalışma şartlarımız olsaydı da başka arayışlara hiç girmeseydik.
Yoruldum mu ne...

Bu Blogda Ara da Bul :)

Her hakkı saklıdır!!!

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği bu blogdaki eserlerin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın blogundan link vermeden kullanmak suçtur.