21 Ocak 2011 Cuma
Bir yaz gecesi rüyası
Rüyaydı herşey ılık bir yaz gecesinde geçen
Kalbindi karanlık geceyi ışık ışık yıldızlarla süsleyip güzelleştiren
Ay ışığına yol gösteren.
Ama geceler biter,
Ki derler, her güzel şey de bitermiş.
Aşıklar ayrılırmış sabahları usulca,
Belki de hiçbir zaman dönmeyecekler bu perili ormana.
Acı, gözyaşı, bekleyişler, pişmanlıklar...
Ama belki bir ses duyulur sonra
Oyundaki gibi hani:
"Hepsi şaka, hepsi şaka, sakın buna kanma!"
Kalbindi karanlık geceyi ışık ışık yıldızlarla süsleyip güzelleştiren
Ay ışığına yol gösteren.
Ama geceler biter,
Ki derler, her güzel şey de bitermiş.
Aşıklar ayrılırmış sabahları usulca,
Belki de hiçbir zaman dönmeyecekler bu perili ormana.
Acı, gözyaşı, bekleyişler, pişmanlıklar...
Ama belki bir ses duyulur sonra
Oyundaki gibi hani:
"Hepsi şaka, hepsi şaka, sakın buna kanma!"
7 Ocak 2011 Cuma
sabaha karşı 4 sularında...
Tatlı tatlı esen sabah rüzgarı,
Beni de uzak adaların esintilerine karıştır.
Ölüm taklidi uykumda yükselirken ruhum,
Bırakıver beni de kaygısız diyarlara...
İllüstrasyon; Marc Gustavson
31 Aralık 2010 Cuma
Nikos Papazoglou-Kaneis edo den tragouda
Bu gece kalbim parçalanıyor
Today the heart cracks
With the baglama
It all fell to pieces
Like broken glass
I remembered, we used to drink
At this very table
Now who knows where she's running to
Who knows what she's looking for
No one here sings
No one here dances
They only hear the tune
And their mind drifts
If you happen to see her
Bring her to the tavern
I'll be hidden in the corner
To see her a little
No one here sings
No one here dances
They only hear the tune
And their mind drifts
With the baglama
It all fell to pieces
Like broken glass
I remembered, we used to drink
At this very table
Now who knows where she's running to
Who knows what she's looking for
No one here sings
No one here dances
They only hear the tune
And their mind drifts
If you happen to see her
Bring her to the tavern
I'll be hidden in the corner
To see her a little
No one here sings
No one here dances
They only hear the tune
And their mind drifts
11 Aralık 2010 Cumartesi
yağmur
Yağmur yağıyor bir dağ başına,
Şimşekler, yıldırımlar ışıklandırıyor geceyi damar damar,
Sadece sen ve ben
Ne kadar korkarım ben bir bilsen,
Yine de korkuyorum ama öyle güzel görünüyor ki gece bir yandan,
Sen öyle güzelsin ki,
Yağmur adını vuruyor cama her defasında,
Görüyor musun... keyif almak varken şu andan
Aklım hep daha fazlasında
İçim titriyor, bu açlık hiç gitmiyor.
Hep uzaklar,
Hep uzak hayaller...
Hep fark, hep başka düşünceler
Bir kesişim kümesi istiyorum
Sen, ben ve geleceğe dair.
Artık korkmadığım ve yorulmadığım bir gelecek
Birlikte keyif alacağımız bir ortak düş ver bana.
Yağmur üstüme yağıyor sanki
Alnımda hissediyorum damlaları içimi delip geçercesine
Yeter artık diyorlar sanki bana düşünme artık.
Akışına bırak ruhunu.
Bak bu gece parçası sizin...
Ve Nil çok sevdiğim bir şarkı okuyor beynimde;
"-Rüzgar esti üstüme, üstüme, üstüme oooo... seni vurdu yüzüme, yüzüme, yüzüme oooo..."
tablo: john william waterhouse
7 Aralık 2010 Salı
Ümit Yaşar'ın İspanyol Meyhanesi...
Kararmis tahta masamizda bir şişe şarap,
Gecelerden bir gece bezginiz.
Üstelik adamakıllı sarhoşuz.
Ellerin, ellerimde.
Ispanyol meyhanesinde bir kadin
Çiglik çigliga sarki söylüyor.
Belli yikilmis bir kadin.
Hayli çirkin, hayli geçkin, aglamakli.
Zayif, incecik elli, kalin dudakli.
Sesi bir tokat gibi patliyor kulaklarimizda;
Yüzümüz al al oluyor.
Içimiz hüzün dolu, kahir dolu,
Gözlerimiz kanli.
Ispanyol meyhanesinde bir gece
Seninle başbaşayiz
Üstelik sarhosuz adamakilli.
Daha içelim, daha içelim.
Başini dizlerime daya gözlerin kapali
Ağla biraz,
Bak ben de ağliyorum.
Ocakta odunlar sönüyor
Görüyor musun?
Çiğlik çığlıga bir kadın
Duyuyor musun?
Ah ölelim artik;
Bitsin bu delicesine koşu,
Ispanyol meyhanesi yerin dibine batsin.
Yeter! yeter!
Öleceksek ölelim.
Hadi vur kendini şaraba
Kedere ve aşka vur.
Daha içelim, daha içelim.
Alkol duvarını geçelim artık;
Damarlarımızdan ispirto akmalı.
Hey garson!
Sustur su çiglik sesli kadını.
Söyle masamıza gelsin, içelim.
Hey garson!
Bütün hesaplar benden bu gece sen de iç.
Kapat kapıları;
Yabancı gelmesin.
Ispanyol meyhanesinde öldügümüzü
Kimse bilmesin.
Daha içelim, daha içelim. Ümit Yasar Oguzcan
Gecelerden bir gece bezginiz.
Üstelik adamakıllı sarhoşuz.
Ellerin, ellerimde.
Ispanyol meyhanesinde bir kadin
Çiglik çigliga sarki söylüyor.
Belli yikilmis bir kadin.
Hayli çirkin, hayli geçkin, aglamakli.
Zayif, incecik elli, kalin dudakli.
Sesi bir tokat gibi patliyor kulaklarimizda;
Yüzümüz al al oluyor.
Içimiz hüzün dolu, kahir dolu,
Gözlerimiz kanli.
Ispanyol meyhanesinde bir gece
Seninle başbaşayiz
Üstelik sarhosuz adamakilli.
Daha içelim, daha içelim.
Başini dizlerime daya gözlerin kapali
Ağla biraz,
Bak ben de ağliyorum.
Ocakta odunlar sönüyor
Görüyor musun?
Çiğlik çığlıga bir kadın
Duyuyor musun?
Ah ölelim artik;
Bitsin bu delicesine koşu,
Ispanyol meyhanesi yerin dibine batsin.
Yeter! yeter!
Öleceksek ölelim.
Hadi vur kendini şaraba
Kedere ve aşka vur.
Daha içelim, daha içelim.
Alkol duvarını geçelim artık;
Damarlarımızdan ispirto akmalı.
Hey garson!
Sustur su çiglik sesli kadını.
Söyle masamıza gelsin, içelim.
Hey garson!
Bütün hesaplar benden bu gece sen de iç.
Kapat kapıları;
Yabancı gelmesin.
Ispanyol meyhanesinde öldügümüzü
Kimse bilmesin.
Daha içelim, daha içelim. Ümit Yasar Oguzcan
3 Aralık 2010 Cuma
Sadece seyrediyorum
Zamansız bir an bu
Bir masanın başında, kızıl lambalar altında
Seni seyrediyorum
"Ne düşünüyorsun?" diyorsun sense,
Oysa sadece seni seyrediyorum,
Hiçbir şey düşünmeden
GüzelliğiniSigaranın dumanı dans ediyor, en yavaş haliyle
Gözlerine yükseliyor
Bir duman danteli kaplıyor gözleriniBenim gözlerim yanıyor ama yine de,
Ayıramıyorum gözlerimi gözlerinden
Arka fonda çok eskilerden kalma bir şarkı
Erkek sesli bir kadın söylüyor
Anlamıyoruz önce, sonra gülüyoruz
Sonra seni seyretmekten alamıyorum kendimiUtanıyorum birden başım yerde ama
Ellerini seyrediyorum yine de,
Tanrı, evren, evrim ya da tesadüf... Ne getirdiyse seni bana
Ne yarattıysa bu elleri saygı duyuyorum.
tablo: john_william_waterhouse_destiny
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bu Blogda Ara da Bul :)
Her hakkı saklıdır!!!
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği bu blogdaki eserlerin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın blogundan link vermeden kullanmak suçtur.



